İŞ HUKUKU UZMAN GÖRÜŞÜ

Uzmanlık alanımız itibariyle İş ve Sosyal Güvenlik alanında uygulamada, özellikle yargılama aşamasında ortaya çıkan uyuşmazlıkların çözümüne katkı sağlamak amacıyla UZMAN GÖRÜŞÜ  hizmeti  veriyoruz.   6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 293. maddesiyle “UZMAN GÖRÜŞÜ”nün yasal deliller arasında kabul edilmesiyle UZMAN GÖRÜŞÜ, bilirkişi raporu gibi önemli bir konuma kavuşmuştur.

10 Soruda Uzman Görüşü

1- Uzman Görüşü Nedir ?
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre “UZMAN GÖRÜŞÜ” bir delil türüdür.  Kanun tanık gibi, keşif gibi, bilirkişi gibi “uzman görüşü” adı altında yeni bir delil türü kabul etmiştir. Kanun’un 293 üncü maddesinde düzenlenen  “uzman görüşü” adlı bu hüküm, Hukukumuza yeni bir müessese olarak girmiştir. Madde hükmüne göre; “Taraflar, dava konusu olayla ilgili olarak, uzmanından bilimsel mütalâa  alabilirler.” (f.1). Kanun bu hükmüyle, gerek özel ve teknik bilgiyi gerektiren hususlarda ve gerekse hukuki sorunlar ile ilgili olarak her zaman “uzman görüşü”ne başvurulabileceğini açıkça  kabul etmiştir.  Buna göre UZMAN GÖRÜŞÜ, “davacı ve davalı  tarafın mahkeme önünde  bilirkişi dışında uzmanından bilimsel nitelikli görüş alarak ve bu görüşleri bir rapor halinde düzenlettirerek iddia ve savunmalarını  güçlendirdikleri ve ispata çalıştıkları hukuksal bir belgedir.” Bu belge ile somut uyuşmazlığa ilişkin çözüm amaçlanır. Taraflardan birisi görülmekte olan davasında  “kendi özel  bilirkişisi” olarak “uzman görüşü”ne başvurabilir. Kısaca “UZMAN GÖRÜŞÜ”ne taraf bilirkişisi veya özel bilirkişi de denilmektedir.

2- Uzman Görüşü Neden Önemlidir ?
İş Mahkemelerinde, “UZMAN GÖRÜŞÜ” bir delildir, bir ispat vasıtasıdır. Genel hukuk yargılamasındaki ispata ilişkin kurallar, iş yargılamasında da geçerlidir (İş Mahkemeleri Kanunu. md.15).  Kendisine ispat yükü düşen taraf iddiasını ispat edememesi halinde, davasını kaybetme, aleyhine karar verilme riskiyle karşı karşıyadır. Kısaca davasını kaybedebilecektir. UZMAN GÖRÜŞÜ’ne başvuran taraf ise  iddiasını yasal bir delil ile güçlendirecek ve davasını kazanma ihtimali artacaktır.

İş davalarında “UZMAN GÖRÜŞÜ”nün önemi büyüktür. İş Mahkemelerinin neredeyse bilirkişiye sevk etmedikleri  dosya yok gibidir.  Uygulamada bilirkişiler ile ilgili birçok yakınma vardır. Çoğu Mahkeme bilirkişi seçiminde gerekli özeni göstermemektedir. Yani işin uzmanı  olmayan kişiler “bilirkişi olarak”  atanabilmektedir. Yine hakimin vermesi gereken bir kararın dolaylı bir biçimde  bilirkişiye verdirilmesi de bir diğer eleştiri noktasıdır.

Son olarak, bilirkişiler hatalı raporlar verebilmektedirler.  Bu durumlarda, tarafların mutlaka  bilirkişi raporuna itiraz etmeleri gerekmektedir. Ancak, bu itirazlar çoğu kez mahkemelerce  reddedilmekte veya Bilirkişi itiraz gerekçelerine cevap veremeden  aynı raporunu yazabilmektedir. Bu durumda  artık dosyanın Bilirkişi incelemesi yolu kapanmaktadır. Hükmün verilmesinde tek etkenin bilirkişi raporu olduğu kanaati de çoğu kez kabul edilmektedir. Bilirkişi raporu aleyhine olan tarafın yapacağı pek bir şey kalmamaktadır. Bu söylediğimizi burada  Mahkeme adını ve dosya numarasını açıklamadığımız  bir örnekle daha iyi anlayabiliriz. İş Mahkemesi;    “ Prof.Dr.  (M.)  ile arkadaşları tarafından verilen rapor ile son alınan ve bilirkişi Prof.Dr. (T.) tarafından  verilen raporlar arasında esaslı çelişki olduğundan, bu çelişkinin neden kaynaklandığı  konusunda ek  rapor alınmak üzere dosyanın İstanbul Nöbetçi İş Mahkemesine gönderilmesine, verilecek ek raporda raporlar arasındaki çelişkinin hal ve telifine, taraf vekillerinin raporla ilgili itirazlarının da  değerlendirilmesine”   ara kararı vermiş ve dosya ek rapor için bilirkişi heyetine gönderilmiştir.  Bilirkişi heyetinin  bu ara kararı gereğince verdiği  ek rapor ise aynen şöyledir: “1.Dava ile ilgili olarak heyetimiz tarafından 10.04.2012 tarihili rapor düzenlenmiştir. 2.Heyetimizce yapılan değerlendirmede kanaatimizde bir değişiklik olmadığı sonucuna varılmıştır.” . Görüldüğü gibi bu gibi durumlarda tarafların “UZMAN GÖRÜŞÜ”ne başvurmalarında büyük bir yarar vardır.

3- Uzman Görüşü İle Bilirkişi Raporu Arasındaki Fark Nedir ?
 Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na göre;  Mahkeme gerek taraflardan birinin talebi üzerine gerekse kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşüne başvurabilir. Ayrıca bir taraf, iddia ve savunmasının ispatı için bilirkişi incelemesinin yapılmasını isteyebilir. Bilirkişi incelemesi yapılabilmesi için Hakimin bu yönde bir karar vermesi gerekmektedir.

UZMAN GÖRÜŞÜ’ne ise  hakim kararına gerek olmaksızın başvurulabilir. İsteyen  taraf, iddia ve savunmasının ispatı için UZMAN GÖRÜŞÜ alabilir. Sadece bu nedenle ayrıca süre istenemez. Uzman kişiden aldığı RAPORU Mahkemeye  kendisi sunar.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda (md.266) “bilirkişiye başvurulmasını gerektiren haller”,  “çözümü hukuk dışında” kalan haller olarak kabul edilmiştir.  Yasanın 266/1. maddesi aynen şöyledir : “Mahkeme, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden, bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Hakimlik mesleğinin gerektirdiği genel ve hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konularda bilirkişiye başvurulamaz.”

UZMAN GÖRÜŞÜ açısından böyle bir sınırlandırma bulunmamaktadır. Hukukçu bilirkişi seçilmesini engelleyen yasa koyucu “UZMAN GÖRÜŞÜ” ile hukukçu bilirkişinin taraflarca seçilebileceğini kısmen de olsa kabul etmiştir. Eğer taraflar isterlerse hukukçu UZMAN GÖRÜŞÜ de dahil olmak üzere istedikleri UZMAN GÖRÜŞÜ’nü sunabileceklerdir.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 278’e göre; “ Bilirkişi, görevini, mahkemenin sevk ve idaresi altında yürütür. Ayrıca bilirkişi, incelemesini gerçekleştirirken ihtiyaç duyarsa, mahkemenin de uygun bulması kaydıyla,  tarafların bilgisine başvurabilir.  Bilirkişinin oy ve görüşünü açıklayabilmesi için bir şey üzerinde inceleme yapması zorunlu ise mahkeme kararı ile gerekli incelemeyi yapabilir. Bu işlemin icrası sırasında taraflar da hazır bulunabilir.

UZMAN KİŞİ’ye bu tür yetkiler tanınmamıştır. UZMAN GÖRÜŞÜ, uzman kişinin kendi bilimsel yeterliliği ve dosyadaki delillere göre hazırlanır.

4- Uzman Görüşüne Ne Zaman Başvurulabilir ?
Yasaya göre uzman görüşü alabilmek için taraflara  ayrıca süre verilemez ve yargılama ertelenemez. Yasada açık bir hüküm olmamakla beraber taraflar yargılamanın her aşamasında UZMAN GÖRÜŞÜ’ne başvurabilirler. Uygulayıcılar, hukuk büroları, avukatlar,  işçiler, işverenler ve  kurumlar gerek dava açılmadan önce,  gerekse dava açıldıktan sonra, hatta davada bilirkişi raporu alındıktan sonra bile  UZMAN GÖRÜŞÜ  almak için başvurabilirler.

5- Uzman Kişi Mahkemeye Çağrılabilir mi ?
Hâkim, talep üzerine veya re’sen, kendisinden rapor alınan uzman kişiyi mahkemeye davet ederek dinlenilmesine karar verebilir. Uzman kişinin çağrıldığı duruşmada hâkim ve taraflar gerekli soruları sorabilir. Uzman kişi çağrıldığı duruşmaya geçerli bir özrü olmadan gelmezse, hazırlamış olduğu rapor mahkemece değerlendirmeye tâbi tutulmaz.

6- Uzman Kişinin Ücretini Kim Öder ? Bu Ücret Yargılama Gideri Sayılır mı ?
Taraf bilirkişisi veya özel bilirkişilik diye de adlandırılan UZMAN GÖRÜŞÜ’ne başvuracak taraf,  bu konudaki gerekli masrafları kendisi karşılamak zorundadır. UZMAN KİŞİ’yle anlaşmasına göre hizmet bedeli serbestçe kararlaştırılabilir. UZMAN KİŞİ’ye ödenecek ücretle ilgili bir tarife bulunmamaktadır.

Tarafın UZMAN KİŞİ’ye ödediği ücreti Mahkemeden veya karşı taraftan talepte bulunması mümkün değildir.  Bu giderler yargılama giderleri içerisinde sayılmaz.

 7– Uzman Görüşü İle Bilirkişi Raporu Çelişebilir mi ?
Mahkemelerde bazen aynı olayla ilgili birbiri ile çelişen iki ayrı bilirkişi  raporunun   verildiği görülmektedir. Bu durumda raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi açısından yeni bir incelemenin yapılması gerekmektedir. Bu üçüncü inceleme heyet şeklindeki bilirkişi kuruluna yaptırılmaktadır. Hatta bazen heyet şeklindeki bilirkişiler de kendi aralarında çelişkiye düşebilmektedirler.

Amaç davalarda gerçeğin daya iyi ortaya konulabilmesidir. Bilimsel gerekçelerle bilirkişi raporunun doğru olmadığı çürütülmelidir. Hakim bazen yapılan itirazı kabul etmemektedir. Bu takdirde uzman olmayan bir bilirkişinin içerikten yoksun ve davaya açıklık getirmeyen bilirkişi raporuna göre mahkeme karar vermek durumunda kalacaktır.  UZMAN GÖRÜŞÜ’ne başvurularak yetersiz ve denetimden uzak bilirkişi raporunun doğru olmadığı tespit edilebilecektir.

Buradan çıkan sonuç mahkemelerde bilirkişi raporları arasında ve bu raporlarla UZMAN GÖRÜŞÜ arasında çelişkinin olabileceğidir. Ancak bilirkişi raporuyla UZMAN GÖRÜŞÜ  uyuşabilir.  Çelişki olması durumlarında, hakimin yapması gereken bilirkişi raporları arasındaki veya raporlarla UZMAN GÖRÜŞÜ arasındaki çelişkiyi gidermektir.

8- Uzman Görüşüne İtiraz Edilebilir mi ?
Yeni Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda bilirkişi raporuna itiraz süresi iki hafta olarak kabul edilmiştir (md.281/1). Taraflar itiraz süresi içinde, bilirkişiye dosyanın tekrar verilerek  raporda eksik buldukları hususların tamamlattırılmasını, raporda belirsizlik taşıyan konuların açıklattırılmasını  hakimden isteyebilecekleri gibi, yeni bir bilirkişi atanarak yeni bir rapor aldırılmasını da hakimden isteyebileceklerdir. Ancak Yasada UZMAN GÖRÜŞÜ’ne itiraz yolu belirtilmemiştir. Özel bilirkişi olarak kabul edilen UZMAN GÖRÜŞÜ, bu GÖRÜŞ’e başvuranın lehine ise bu GÖRÜŞ mahkemeye verilir. Bu takdirde karşı tarafın bu UZMAN GÖRÜŞÜ’ne bize göre iki haftalık süre içerisinde itiraz etmesi gerekmektedir.  Beklediği  UZMAN GÖRÜŞÜ’nü alamayan taraf ise bu GÖRÜŞÜ  mahkemeye  vermek zorunda değildir. Kendi silahını kendine yöneltmiş  gibi davayı aleyhine güçlendirmiş olur.

9- Uzman Görüşünün Bağlayıcılığı Nedir ?
Hukukumuzda deliller kesin ve takdiri deliller olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Bilirkişi raporu ve UZMAN GÖRÜŞÜ takdiri delillerden, olup hakimi bağlamaz. Bu nedenle, Hakimin bu delilleri serbestçe takdir yetkisi vardır. Kendisi tarafından atanan bilirkişinin hazırladığı raporu serbestçe takdir eden Hakim UZMAN GÖRÜŞÜ’nü de serbestçe takdir edecektir. Bilirkişi raporunun ve UZMAN GÖRÜŞÜ’nün hakimi bağlaması, hakimin bağımsızlığı ile bağdaşmaz. Ancak, hukuksal sorunun çözümünde hakime yardımcı olacak ve hakimin yoluna ışık tutacaktır. Ayrıca,  UZMAN GÖRÜŞÜ’nün bilirkişi raporuyla çelişmesi halinde hakimin bu çelişkiyi gidermesi gerekmektedir. Aksi halde  temyiz incelemesi aşamasında bu çelişkinin giderilmemesi kararın bozma nedeni olabilir. UZMAN GÖRÜŞÜ, davalarda bilirkişilik müessesesinin aksayan yönlerini giderebilecek yeni bir alternatiftir.

10- Uzman Görüşünün Hazırlanmasındaki  İlkeler Nelerdir ?

  • Bilimsellik: UZMAN GÖRÜŞÜ, mevzuat, bilimsel esaslar ve emsal yargı kararlarına göre hazırlanır. UZMAN KİŞİ azami mesleki özeni gösterir, gerçeğin boyutlarını değiştirmez, abartmaz ve küçültmez.
  • Bağımsızlık: UZMAN GÖRÜŞÜ, bağımsızlık ve objektiflik esasına göre hazırlanır. Taraf yönlendirmesine göre UZMAN GÖRÜŞÜ hazırlanmaz.
  • İşbirliği ve İletişim: UZMAN GÖRÜŞÜ hazırlanmasında, tarafla işbirliği ve iletişim esastır. Gerekli bilgi, belge ve kayıtlar Taraf’tan istenir. UZMAN KİŞİ, taraf avukatıyla, firmaların insan kaynakları  birimleriyle  sürekli iletişim  halinde çalışır.
  • Hızlılık: Adaletin gecikmesine mahal vermemek için UZMAN GÖRÜŞÜ mümkün olduğunca kısa sürede hazırlanır. Ancak, UZMAN KİŞİ’nin karşılaşacağı olayların kapsamına göre standart bir  süre vermek mümkün değildir.
  • Gizlilik: UZMAN KİŞİ, UZMAN GÖRÜŞÜ hazırlama görevini yerine getirirken öğrendiği sırları saklar, kendisi ve başkaları yararına kullanmaktan kaçınır.
  • Ücret: UZMAN GÖRÜŞÜ hizmeti ücretli olup, UZMAN KİŞİ ile yapılacak sözleşmede belirlenir.

Murteza Aydemir
Avukat Doç. Dr. Arb. Murteza Aydemir | 0536 201 1717 | murtezaaydemir@gmail.com
  1. Avatar
    DEÜ öğrenci Cevapla

    Öğrenciyim part time kuryeciliğe başladım günde 5 ya da 6 saat değişiyor.Haftada bir gün izin yapıyorum. Sigortamı işkur üzerinden yapmışlardı tam sigorta olarak işleniyor. ücretimin asgari ücret üzerinden hesaplandığını söylüyorlar ama bankaya yatırılan paradan vergiler kesilince bana alacağımdan daha az kalıyor. Asgari ücret tam olarak nedir, benim tam olarak saatine kaç tl elimde olması gerekir ? Aylık alacağım ücret net olarak kaç tl olmalıdır hocam ? Asgari ücret üzerinden bir kesinti yapılır mı?

    • Murteza Aydemir
      Murteza Aydemir Cevapla

      Merhaba ! Sigortanız tam gösteriliyorsa, tam süreli çalışan olarak kabul edilmelisiniz. Tam süreli çalıştığınız kabul edildiğinde elinize net olarak 2020 yılı asgari ücret tutarı olan AGİ dahil- 2.324,71-TL. geçmesi gerekmektedir. Bunun altında ödeme varsa ücretiniz eksik ödenmektedir. Çalışma süreniz günlük 5 saat, haftada 6 gün üzerinden toplam 30 saat olarak kabul edildiği takdirde kısmi süreli (Part-time) çalışma söz konusu olabilir. Bu takdirde, elinize geçen ücrette azalma olacaktır. Çalıştığınız süreyle orantılı olarak ücretinizde azalma olabilecektir. Haftada 30 saat çalıştığınızın kabulü halinde, asgari ücret üzerinden hesaplamamıza göre elinize yaklaşık net: 1.342,84-TL. geçmesi gerekmektedir. 30 saati aşan çalışma yapmanız halinde ise daha önce belirttiğimiz gibi, AGİ dahil- 2.324,71-TL. ücret alacaklısı bulunmaktasınız. Bu arada asgari ücretin saat olarak karşılığı 2020 yılında net: 9,35-TL. + AGİ’dir. Bu tutarların altında ödeme yapıldığı takdirde, aradaki farkı işvereninizden yasal yollardan talep edebilirsiniz.

Yorum Bırakın

*